Gece, zarlarını atıp uyudu.Ağustos böceklerinin şarkısında tutku aradım. Yanılgılarınla yat bu akşam. Beyaz yastıklar ve anlamsız su bardakları. Eksilerle döşenmiş bir ev ve buzdan ay. Keçeli kalem yazmamalı. Yazıyor bir kuş gibi...Adresini karakolda unutmuş gibisin.
Niye abartıyorum kendimi? Yokum belki de.Çıkaramıyorum üçten yediyi. Çıkamıyorum olanlardan. Dengesizliğime içiyorum ve kırık bir küllük.
Bir kedinin mırıltılarını taklit ediyorum şimdi. Üstüne üstlük yarın belgelerle dolu bir gün olacak. karnım ağrıyor. Yanına uyusana beni.
Kırık kırık ağlamak...Kaldır ve çöz sisle kaplı bedenimi. Saçlarım her geçen gün şiirsel ağrıyla yıkanıyor. Gömleğim martıların haritası. Sayıklıyor atlar uzun uzun.
Anlamlı ve uzun uzun cümleler kuranların haberleri yok avuçlarının pembeliğinden.Şiirle beslen,düşle ayaklan...


